Hayat güzel şey be
Uyanırsın bir sabah, elini yüzünü yıkarken aynaya bakarsın. Gülümsersin kendine, mutlusundur…
Ve “hayat güzel şey be” dersin.
Bilmediğin bir şey ise, o cümleyi son kez kullanıyor olmandır. Bütün günü o şekilde; mutlu, huzurlu, umutlu yaşarsın ama farkında değilsindir son kez yaşıyorsundur bir günü bu şekilde…
Akşam eve döndüğünde yine o mutlu ifade vardır yüzünde, yine o duygular ile geçer saatlerin ve yine farkında değilsindir son mutlu akşamın olduğunun, o haber gelene kadar…
Bir anda kaybolur yüzündeki o gülümseme, bir anda yıkılır umutların, bir anda kaybedersin huzuru ve mutluluğu. sana o umutları, huzuru, mutluğu veren, yüzünü güldüren artık hayatında olmayacağını söylemiştir çünkü sana.
Bir anda boğucu bir karanlık kaplar etrafını, idrak edemez hale gelirsin hiç bir şeyi “ne oluyor yaa” dersin kendi kendine. Savaşmak istersin, burada bitemez, bitmemeli dersin. Söz vermişsindir çünkü kendine…
Aynı gece Onunla yaptığın konuşma ile biraz olsun rahatlarsın, herşeyin tekrar düzeleceğine inanırsın.
Ama aslında tek yaptığın kendini kandırmaktır… Sende farkındasındır bazı şeylerin ama kendine bile söylemeye cesaretin yoktur gerçeği…
Ve nihai gün gelir çatar o bir haftalık sancılı bekleyiş bitmiştir artık tıpkı senin içinde yitip giden bazı şeyler gibi…
Ve yeni bir dönem başlar hayatında, aslında pekte yabancı olmadığın bir dönemdir bu. Kendi kendine söylenirsin içten içe “ben bu filmin daha öncede başrolünde değil miydim?” diye…
Çıkarırsın tavkimlerinden bahar’ı ve yaz’ı, artık kış başlamıştır senin için.
Geçer dersin, geçecek dersin, sadece zaman lazım dersin ama her zamanın gecedir artık, değişen bir şey olmaz…
Anlarsın o an, zaman değildir gideni getiren, zamandır var olanı götüren…
Anlamını yitirmişsindir hayatın, Onunla anlam kazanan hayatın tekrar anlamını yitirmiştir.
Ruhun, kalbin, bedenin herşey sana karşı gelmeye başlar, hepsi neden diye sorarlar sana…
Ama sen bile bilmezsin yoktur cünkü bir sebep. Neden sesleri o kadar cok yükselirki, bir an “bilmiyorum!!!” diye bagirirsin ama ne bu cevap ne de bağırman bir şeyi değiştirmez…
Kabullenmek istemezsin olanı biteni, ama farkındasındır bu tek kişilik bir oyun değildir ve hayat seni yenmiştir, yenilmişsindir…
Buldum dediğinde kaybetmişsindir herşeyi, yenilmişsindir, yıkılmışsındır…
Ama öyle veya böyle yaşamaya mecbursundur ve artık sadece mecburiyetten dolayı yaşamaya başlarsın, ne bir umut, ne huzur ne de mutluluk vardır…
Her sabah yine yüzünü yıkarken bakarsın aynada kendine, ama gördüğün gülümseme değildir. Günden güne dağılışını görürsün, günden güne yok oluşunu görürsün…
Ve aynaya son mutlu bakışın gelir gözünün önüne, o söylediğin “hayat güzel şey be” cümlesi…
İşte o zaman gerçeği anlarsın…
Hayat aslında hep kötüydü, güzel sandığın ise sadece hayallerinden ibaretti…
N.