Ex Yaşamlar
Ex: Latince ölüm, ölmek.
Yaşam: Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
Tam anlamıyla birbirine zıt iki kavram, biraz farklı bir açıyla bakarsanız eğer birbirinin devami iki kavram, daha da farklı bir bakış açısıyla kimi insanların kaderi…
Saçmalık! Tek kelime ile saçmalık, hem yaşayacaksın hem de aynı zamanda ölü olacaksın, yani ‘ex yaşam’ olacaksın… İlk bakışta ne kadar saçma geliyor değil mi gercekten de…
İstisnasız her insan hayatının bazı dönemlerinde terslikler, aksaklıklar, olumsuzluklar yaşamıştır, gün gelmiştir o tebessümün eksik olmadığı yüzüne hüzün, ışığın eksik olmadığı gözlerine ise göz yaşları hakim olmustur. Bu hayatın kaçınılmaz bir parçası. Kim olursanız olun, nasıl bir hayatınız olursa olsun işte bunlarla bir defa da olsa karşı karşıya gelmek zorunda kalırsınız, aslına bakarsanız olması gerekende bu değil mi? Yoksa hayatın güzelliklerini anlamak gerçekten de imkansız hale gelir insanoğlu için…
Kimi insanlar bir kez yaşar, kimi insanlar birden fazla, kimisi uzun bir süre yaşar bunları kimileri kısa, aydınlık dünyalarına çöken sis bulutu dağıldığında ise bazı şeyleri daha da iyi anlamaya başlarlar.
Ve şanslı(!) bir grup vardır ki aslında onların hayatındaki sis bulutu asla dağılmaz, ne yaparlarsa yapsınlar kurtulamazlar sislerin arasından, o bulut onların gölgesidir aslında…
Bu şanslı(!) insanların hayatı oldukca ilginctir ‘ex yaşam’ olduklarını bilmeden yaşalar, diğer insanlar gibi hayatlarını devam ettirirler. Tek bir fark ile… Diğer insanlar gibi sis bulutundan kurtulamadan yaşarlar. Tam her şey yoluna giriyor dediklerinde yeni bir sis bulutunun içine girmek üzere olduklarının farkında olmadan…
Bu şanslı(!) insanların ilk zamanları savaşarak geçer, bu terslikler ile olumsuzluklar ile savaşırlar ne de olsa ‘gecenin en karanlık anı şafaktan hemen öncesi’ değil midir…
Zamanla yorulurlar, eski savaşma istekleri yoktur artık içlerinde ama hemen pes etmezler, ara ara savaşma istekleri depreşir tekrar başlarlar savaşmaya. Her defasında olduğu gibi yine bir şeyler iyiye doğru gitmeye başladığınıda, zafer kazanmış bir komudan edası ile ‘başaracağımı biliyordum’ diyip anlıkta olsa gözlerinde ışığı yüzlerinde tebessümü görürler…
İnsanoğlu işte ders almıyor hiç bir zaman geçmişinden, o tebessümün şanslı(!) insaları terk etmesi uzun sürmez ve yeni bir yıkım ile birlikte yüzlerinde hiçte yabanci olmadiklari hüznü, donuk bakan gözlerini tekrar seyrederler bir ayna karşısında.
Savaşmayı bırakırlar bir zaman sonra, umursamaz bir kişiliğe bürünürler yavaş yavaş, olan bitenden yorulmuş bir şekilde. Ara sıra tekrar savaşmaya calışırlar ve yine aynı son ile karşılaşırlar.
Öyle bir an gelirki bütün dunyanin duyacagi şekilde bağırmak isterler ‘yeter!!! artık yeter!!! yoruldum…’ diye omuzlarındaki yorgunluk, yük o kadar ağırdır ki bunu bile yapamazlar…
Olanı biteni anlamaya çalışırlar, elbet bir sebebi olmalı bütün bu olanların ne kadar uğraşsalarda bulamazlar sebebini…
Bir gün bir melek kulağına ‘aslında bizler Ex Yaşamlarız’ diye fısıldayana kadar…
Evet yine de şanslıdır bu insanlar, en azından başkalarına neşe kaynağı olabiliyorlar…
En azından melekleri hep onlarla birlikte…
N.