Author Archive

Sonuna Kadar

sonuna kadar geldim aşkın
alışamadım ben sana
yetişemedim ben sana
anlatamadım derdimi
ağla gönül ağla
yazık ettin yazık
kendinden çok bana
gücüm kalmadı artık
her yokluğunda
aylar geçse de
yıllar geçse de
bir ömür böyle sürse de
ben seni unutamam

sonuna kadar geldim aşkın
kavuşamadım ben sana
yetişemedim ben sana
anlatamadım derdimi
ağla gönül ağla
bekledim inan seni her gün
dayanamadım sevgisiz
yaşayamadım ben sensiz
anlatamadım derdimi
ağla gönül ağla
yazık ettin yazık
kendinden çok bana
gücüm kalmadı artık
her yoklugunda
aylar geçse de
yıllar geçse de
bir ömür böyle sürse de
ben seni unutamam

Ferda Anıl Yarkın

Çok Geç

uyan sonsuz rüyalardan uyan,
çok geç artık, çok geç..
dayan ruhum, bu acıya dayan,
çaresizim, çok geç..

bir günüm daha geçer mi sensiz darmadağınım,
yapayalnızım, sığındığım limandı bu aşk,
nolur kalbine bir bak,
ben oradayım..
beklemekle diner mi sızı,
sessizliğimin yok mu ilacı,
gün be gün kanarken,
aşk acısı savurur yıkar geçer zamanı,

uyan sonsuz rüyalardan uyan,
çok geç artık, çok geç..
dayan ruhum, bu acıya dayan,
çaresizim, çok geç…

Toygar Işıklı

Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı
Beni bensiz bıraktın, beni sensiz bıraktın

Ümit Yaşar Oğuzcan

Yar

Yak sende bu şarkımı katlet
Hakkımı alırım giderim farzet
Ömrümü soldur beni mahfet
Bıçağını yüreğine sapla ve terket

Sor duvarlara ve bekleme sende
Giden gelmez boşuna özleme
Bir gece ansızın kafana dank eder
Çare ararsın bıkarsın dardan
Her yol kapalı çıkmazlar, dayalı bugüne
Katlet ve düşün ve gördün solmuş adamı
Fark et yarını artık acıma deş yaraları

Onca maske takmış yüzlerin ardından
Boşa yas tuttum bunca dönem
Al bi kalem çiz hepsini
Terk edenlere ve boşa çaba gösterme artık
Yalnızlık senin kaderin aslen
Olmadı bak istedin olmadı
Hislerinin ne önemi kaldı söyle
İpi kesilen sizin
Yoruma dayalı nefesin boşver bitsin

Takma kafana herkesi, kendini
Düşünme fazla uzayan geceleri
Kimi zaman hareketlerim dengesiz olabilir
Kimi zaman da çok boşsun
Kimi zaman üzülür
Kimi zamanda unutursun unutulduğunu /öylece
Satırları karalar ufkumu açarım
Dünüme bakıp yarınımı sorarım
Dersimi aldım adımımı sayarım
Kalbine dur der, bunalıma sokarım
Yokladım bu sefer hakladım gafili
Tek kalemde sildim attım
Silemezsen geçmiş anılarını
Aç sesini yak bu şarkıyı

Yak sende bu şarkımı katlet
Hakkımı alırım giderim farzet
Ömrümü soldur beni mahfet
Bıçağını yüreğine sapla ve terket

mozo kelamı kulağına küpe olsun
Kalbim rüzgâra kapalı dursun
Serseri kurşun hasmımı bulsun
Dostumun kolundan rabbim tutsun
Sen yol başı ben sonu gördüm
Ve kalemi dilime dertle bürüdüm
Ben küstüm yüzüme ve suretimi karaladım
Karaya çaldım derde kapıldım
Katlet şarkımı affet bu adamı
Resmet hayatı, kasvet bastı ki
Yorgunluk bedenime hâkimken
Sen çıka gel, çat kapı çal kapımı

Hakkımı alırım farzet sen
Ben yokum ve yalnızlığa tokum
Göz kapaklarım kapanırken hisset
Ruhumu yolunda yolcuyum
Tek emel, tek kural, tek çözüm
Varlık değil asla
Bunu bilmeli Göz Yaşları silmeli
Birileri tutup çekmeli kollarımdan /sen gibi

Yaşlanmak zoraki haşlanmaktır
Kimi zaman darma duman /zaman
Hislerim harflere can verir /yol verir
Bilirsin vakit nakittir
Kim derdi ki bigün kaybolacaksın
Olduğun yerden savrulacaksın
Sen kendini arar iken kendini boşlukta bulacaksın
Nafile, kafile yolunda yolcudur

Dinle Mozoyu ömrünü soldur/sonkez
Geride kalan yorgun bir siluet
yak sende bu şarkımı yak katlet!

Sitem Depresif feat. Mozole Mirach

Diyet

anlat! Yüreğime Damlat Gözyaşini. Alma Ahimi, Anla
Parmak Ucumda Aci! Bu Kaçinci Suskunluğum, Tebessümler
Yalanci, Kanattiğin Yeter Artik Açma Yarami.
Bundan Alti Sene Evveli Yalnizlikti Dostum, Nasi
Arkadaşlar Seçeceğimi Sanirim Bilmiyordum, önce
Gözlerimi Bağladi Konuşmami Yasakladi, Kulaklarim
Sağirdi Evet, Kayboldum!

Umudum Tek Sarımda Sakli, Bana Sevgi Yasakli, O
Masalda Mutluydum Bilirsin Harikalar Diyari. Sevmiştim
O Yari, Ipi çok Sıktım Kaçti. Hanci Doldur Hal-i
Ruhuma Içeyim Gayri.
Tanidik Tanimadik Herkese Duyururum.
şeref Duyarim Yazdiğim Mektubu Okurum.
Biletim Kesilmiş Yolcuyum, Son Yolculuğum.
Gitmeden Keser Birakirim Kalir Burda Sol Kolum!

Anlatmakla Bitmedi Sancilandi Dilim, Atma Maphusa Beni
Ben Suçlu Değilim. Tak Boğazima Ipini, Yada Kes
Bileğimi, Sensizlikle Yaşayacağima ölüme Gidem Daha Iyi…

Dün Gece Yine Kaldirimlari Arşin Ettim. Kendime
Karanlik Geçmişimden Bahsettim. Odak Konum En Son Aşk
Oldu, Durdum Orda! Vitesimi Geriye Taktim, Daha
Ileriye Gidemedim.
Mezarimi Kazdim, Taşini Kapimin önüne Koydum, Beni
öldüren Bendim, Hepsi Buydu. Yildizlar Buğuluydu,
Görmedim Işiği, Düzeltemediğim Hatalarim Getirdi Kışı.

Kurtaricimdin, Dedin Ya Artik �ben Varim� Bu
Mutlulukla Ben Sil Baştan Yeniden Yaşarim.
Ama Olmadi Anlatamadim Sana Kendimi, Geçmiş
Renklerimin Sarisindaydim Dinlemedin Yeşili.
çekip Gitmişsin Göremedim Karanlikti. Geri Dönemezsin
Artik, Arkadan Kitli Kapi. Kazin Ayaği çoktan Kirildi,
Gülücükler Asikti, Gözlerimle Deniz Yarattim, Yüzmeye
Halim Kalmadi!

Zet

Nereye Kadar

hiç olmaz sandığım 
her şey birdenbire oldu 
daha ne oluyor derken 
beni de hayat her yerimden vurdu 
hiç susmaz sandığım 
kalpler birdenbire sustu 
daha ne oluyor derken 
beni de hayat bir kez daha vurdu 
günlerdir uykum yok 
hayat buysa artık gücüm yok 
daha kaç kez vurulmam 
nereye kadar güçlü olmam 
daha ne kadar yaralanmam gerek hayatta 
daha ne kadar gücüm var 
kaybettiğim şeyler var 
daha ne kadar borcum var benim hayata 
çok sağlam sandığım 
her şey birdenbire çöktü 
daha ne oluyor derken 
beni de hayat bir kez daha vurdu 
günlerdir uykum yok 
hayat buysa artık gücüm yok 
daha kaç kez vurulmam 
nereye kadar güçlü olmam 
daha ne kadar yaralanmam gerek hayatta 
daha ne kadar gücüm var 
kaybettiğim şeyler var 
daha ne kadar borcum var benim hayata…

Sebnem Ferah

Hayat güzel şey be

Uyanırsın bir sabah, elini yüzünü yıkarken aynaya bakarsın. Gülümsersin kendine, mutlusundur…
Ve “hayat güzel şey be” dersin.
Bilmediğin bir şey ise, o cümleyi son kez kullanıyor olmandır. Bütün günü o şekilde; mutlu, huzurlu, umutlu yaşarsın ama farkında değilsindir son kez yaşıyorsundur bir günü bu şekilde…
Akşam eve döndüğünde yine o mutlu ifade vardır yüzünde, yine o duygular ile geçer saatlerin ve yine farkında değilsindir son mutlu akşamın olduğunun, o haber gelene kadar…
Bir anda kaybolur yüzündeki o gülümseme, bir anda yıkılır umutların, bir anda kaybedersin huzuru ve mutluluğu. sana o umutları, huzuru, mutluğu veren, yüzünü güldüren artık hayatında olmayacağını söylemiştir çünkü sana.
Bir anda boğucu bir karanlık kaplar etrafını, idrak edemez hale gelirsin hiç bir şeyi “ne oluyor yaa” dersin kendi kendine. Savaşmak istersin, burada bitemez, bitmemeli dersin. Söz vermişsindir çünkü kendine…
Aynı gece Onunla yaptığın konuşma ile biraz olsun rahatlarsın, herşeyin tekrar düzeleceğine inanırsın.
Ama aslında tek yaptığın kendini kandırmaktır… Sende farkındasındır bazı şeylerin ama kendine bile söylemeye cesaretin yoktur gerçeği…
Ve nihai gün gelir çatar o bir haftalık sancılı bekleyiş bitmiştir artık tıpkı senin içinde yitip giden bazı şeyler gibi…
Ve yeni bir dönem başlar hayatında, aslında pekte yabancı olmadığın bir dönemdir bu. Kendi kendine söylenirsin içten içe “ben bu filmin daha öncede başrolünde değil miydim?” diye…
Çıkarırsın tavkimlerinden bahar’ı ve yaz’ı, artık kış başlamıştır senin için.
Geçer dersin, geçecek dersin, sadece zaman lazım dersin ama her zamanın gecedir artık, değişen bir şey olmaz…
Anlarsın o an, zaman değildir gideni getiren, zamandır var olanı götüren…
Anlamını yitirmişsindir hayatın, Onunla anlam kazanan hayatın tekrar anlamını yitirmiştir.
Ruhun, kalbin, bedenin herşey sana karşı gelmeye başlar, hepsi neden diye sorarlar sana…
Ama sen bile bilmezsin yoktur cünkü bir sebep. Neden sesleri o kadar cok yükselirki, bir an “bilmiyorum!!!” diye bagirirsin ama ne bu cevap ne de bağırman bir şeyi değiştirmez…
Kabullenmek istemezsin olanı biteni, ama farkındasındır bu tek kişilik bir oyun değildir ve hayat seni yenmiştir, yenilmişsindir…
Buldum dediğinde kaybetmişsindir herşeyi, yenilmişsindir, yıkılmışsındır…
Ama öyle veya böyle yaşamaya mecbursundur ve artık sadece mecburiyetten dolayı yaşamaya başlarsın, ne bir umut, ne huzur ne de mutluluk vardır…
Her sabah yine yüzünü yıkarken bakarsın aynada kendine, ama gördüğün gülümseme değildir. Günden güne dağılışını görürsün, günden güne yok oluşunu görürsün…
Ve aynaya son mutlu bakışın gelir gözünün önüne, o söylediğin “hayat güzel şey be” cümlesi…
İşte o zaman gerçeği anlarsın…
Hayat aslında hep kötüydü, güzel sandığın ise sadece hayallerinden ibaretti…

N.

Can Kırıkları

bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense
dünyanın bir ucunda tek başımayım

kir göstermeyen renkleriniz sizin olsun korkmaktansa
bulanıklığın tam içinde bir başımayım

benim belki de gizli bir bildiğim var
elbette ağlarım benim can kırıklarım var
senin gördüğün yanağımdan süzülenler
asıl içimde, içinde yüzdüğüm bir deniz var

Şebnem Ferah

Baytar

bu dilden firar eden her söz,yaydan çıkmış ok gibi
sözler bazen bir hazine, bazen dermansız bir dert tipi,
geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz, gelmemiş yarından hep mi şikayetçiyiz biz?
aklımın ipinin ucu da kaçmış, timsah katreleri boşalsın.
bir iki damla hiç değersiz…
hüzün ve kaderin pençesinde bir dev, nam-ı değersiz.
gece-gündüz ömürden yontar,  dünya dönmez yaremsiz.
bugün ömür yarım gün…
serbest kalsın fikrim.  senin tozlarını silemez tenimden ellerim.
varlık ruhu terkeder, gözün gözümden ayrılınca,
bendeki aşk altın misali, ağırlığınca.

sensiz benlik yokluk demek, kalbim sana emekçi.
aşk denen illet çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi.
başım sarkık,bir mahalsiz.
cümle yolumun önüne taş.
dudaklarını kadehe nikah eden çakır keyif dertdaş.
gören der ki; ‘’sel ağzına bina yapmak aptal işi”.
yel eserse kırmaz dişimi,  kalp bir körse görmez birşey..
saniyeler dakikalarla yapar alışverişi.
saatler seni alır benden.
korkarım olamaz gelişi.
hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir.

afitap sönük bir mum,ayrılık hain bir zehir.
melek yanında yüzünü saklar, felek yüzüme kaş çatar.
bir tek bu hüznü sen boğarsın!…
ipek tenin derime batsın!…
rüzgar saçını süpürse mest olur bakışlarım.
adınla uyanır kulaklarım.
yüzünle açar göz kapaklarım.
en güzel şiirlerimde kaleme adını sayıklatırım.
odamın hayaletisin, sessizliğine aşığım…

derdime çare,baytarım yok.
dengeme destek ,tut ki durayım.
safak güneşin fermanı,geçer acı-tatlı sayılı zamanın
sancısı.
ama…
melek bir yandan, şeytan bir yandan.
başım zindan yokluk var, bu kaçıncı şikayetim bilmem.

kafamı duvara yasladım, omuzların yanımda yok.
ahbaplar maymun iştah sahibi,benim içim senle tok.
yok ki gücüm…
belki devler ülkesinde bücürüm.

sessizliğinle gelir hüznüm,yokluğunda gömülü ölüyüm.
bu devranın binlerce sevgi müşterisinden biriyim.
yalnızlığıma küfrederim sensiz halden müştkiyim.
ilelebet de dönmez olsan bil ki yalnız nöbettteyim.
hatalarıma savaş açtım,hergün farklı kefendeyim.

hayat günü defter yaprağı,hazan gelir dökülür.
gelirken ne getirilir ki,giderken ne götürülür ?
dertle anlaş deva bul,üzüntü kalbi sömürür.
yüzüne baktığım her an ,cennetten bahçe görülür.
gülüş neşem değil,gönül bucaklarımda harabeler.
bu hilekar tavırla geçer fena saatler.
seni içeren masallarım anlatılacak kadar kısa değilller.
aşk ilinde bir tarafta cüceler,diğer yanda devler.

Sagopa Kajmer

Daglar

dunyalara degisemem sandigim,
bahcelerden cicekleri caldigim,
onun icin ateslere yandigim, 
bir zalimin ihanetine yandim,

daglar, daglar, geceleri benim icin kim aglar?

ben bu gece olmezsem olmem; olmem hic bir vakit.
dag gibi bir yigide kiydi gecti sanki vakit.
ne demeli su zalime, kal bu gece, kal yada git.
azrailim bu canimi al bu gece, al yada git.

guvendigim su daglara kar yagdi,
ayrilik pusuda kaldi gun saydi,
azrailim su canimi alsaydi,
bir zalimin ihanetine yandim.

daglar, daglar, geceleri benim icin kim aglar?

ben bu gece olmezsem olmem; olmem hic bir vakit.
dag gibi bir yigide kiydi gecti sanki vakit.
ne demeli su zalime, kal bu gece, kal yada git.
azrailim bu canimi al bu gece, al yada git.

Servet Kocakaya

Kalpsiz

ikinci ayrılık
zor geldi bana
sensiz olmadı
anladım geç olsa da

yalnız mısın sen de
sensiz gecelerde
hiç düşündün mü
n’aparım diye

bir adım önüm
sensiz gözükmüyor
kalbimdeki düğüm
sensiz çözülmüyor
yollardasın evsiz
mutlu musun bensiz
söyle bana sebepsiz
biter mi aşk?

yollardayım evsiz
bin dertliyim sensiz
söyle bana sebepsiz
affeder mi aşk?

eski sevgili
merak edilmez mi
beş senelik aşk
unutup silinmez ki

korktum aramaktan
başkası çıkar diye
hep tanrıya sordum
sen iyi misin diye

bir adım önüm
sensiz gözükmüyor
kalbimdeki düğüm
sensiz çözülmüyor

yollardayım evsiz
bin dertliyim sensiz
söyle bana sebepsiz
affeder mi aşk?

yollardasın evsiz
mutlu musun bensiz
söyle bana sebepsiz
biter mi aşk?

nerdesin yine
yolculuk nereye
telefonda sesin
ısıttıya işte
sinirle topladım tüm eşyalarını
n’olur almaya gelmeye
bırak izlerin kalsın bende

kalpsiz…

sen ağlama dedin
hani dönecektin
bir damla gözyaşımı
silmeye bile gelmedin.

Badem & Ozlem Tekin

Resimler & Hayaller

resimler hayaller paramparça
senin de gözlerin uzaklara öylece
dalmıyor mu hiç söyle…

kim haklı kim suçlu
bir garip ararken yitirdik, hikayemiz böyle
ne biliyorsun kim güler sonunda
bir ömür boyu yalnızlık galip belki de…

sana kalmaz, kime kalmış ki
bu malla mülkle kandıran dünya, kalleş böyle
değişiyorsun, yitiriyorsun
sen bizi günden güne…

resimler hayaller paramparça
senin de gözlerin uzaklara öylece
dalmıyor mu hiç söyle…

Gökhan Özen

Kafile

bendeki bu ateş sönmeden
mevsim yazdan hazana dönmeden
gözlerine uykular inmeden
göğsüne yatır beni, düşlere götür beni

aşk bu cana benden hak ise
can ne cami çeker ne kilise
ten sönmeden bitmez bu hadise
beni yanlış anlama
şikayetim yok ama
ben aşkı böyle bildim
gel merhem ol yarama

ben hem kalp hem bedenim
nefestir ruhum benim
aşk şarabı içerim
tez gelse de ecelim
ben hem kalp hem bedenim
ateşten ruhum benim
aşk şarabı içelim
kendimizden geçelim

bendeki bu ateş sönmeden
mevsim yazdan hazana dönmeden
gözlerine uyku inmeden
göğsüne yatır beni, düşlere götür beni

bir ömür böyle geçmez ah ile
ağlasan da gülsen de nafile
sen dursan da yürü bu kafile
beni yanlış anlama
şikayetim yok ama
ben aşkı böyle bildim
gel merhem ol yarama

Yüksek Sadakat

Öğrendim

İnsanlara kendimi zorla sevdiremeyeceğimi öğrendim
Yapabileceğin tek şey sevebilecek biri olmak
Gerisi onlara kalmış…
İnsanları ne kadar düşünürsen düşün,
Onların seni o kadar düşünmediklerini öğrendim
Güven elde edebilmek için yılların gerektiğini,
Ama yok etmek için saniyelerin bile yettiğini  öğrendim
Önemli olanın hayatındaki eşyaların değil,
Hayattaki kişilerin olduğunu öğrendim
İnsanın ancak on beş dakika çekici olabildiğini
Ondan sonra alışıldığını öğrendim.
Kendimi karşılaştırmak için başkalarının en iyi yaptıklarını değil
Kendimin en iyi yaptıklarını ölçüt almam gerektiğini öğrendim
İnsanlar için olayların değil, onların daha önemli olduklarını öğrendim
Ne kadar ince kesersen kes,
Kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim
Sevdiğin kişilere sevgi dolu sözler söylemen gerektiğini,
Belki bu defa onları son görüşün olabileceğini öğrendim
Her ne kadar onu çok düşünsen de,
Yine de gidebileceğini öğrendim
Kahramanların, yapılması gerekenleri ne pahasına olursa olsun,
Yapanlar olduğunu öğrendim
İnsanların seni hep hesapsız sevdiğini,
Ama bunu nasıl göstereceklerini bilemediklerini öğrendim
Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile
Asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim
Aramızda uzak mesafeler olsa bile
Gerçek dostluğun, aşkın büyüdüğünü öğrendim
Birisinin seni istediği gibi sevmemesinin
Onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini öğrendim
Bir arkadaşın ne kadar iyi olursa olsun seni üzeceğini
Ve senin yine de onu affetmen gerektiğini öğrendim
Bazen başkaları tarafından affedilmenin yetmediğini öğrendim
Kendini affetmeyi de öğrenmelisin
Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun
Dünyanın senin acılarından dolayı durmayacağını öğrendim
Geçmişimiz ve durumumuzun olduğumuz  kişiliği etkilediğini,
Ama olmamız gerekene karşı sorumlu olduğumuzu öğrendim
İki kişinin tartışmasının 
Birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediğini öğrendim
Ve tartışmadıkları zaman da sevdikleri anlamına gelmediğini öğrendim
Bazen kişiliğini eylemlerin önüne koyman gerektiğini öğrendim
İki kişinin tamamen aynı olan bir şeye baktıklarında bile
Farklı şeyler görebildiklerini öğrendim
Hayatlarında hep dürüst bir şekilde daha ileriye gitmek isteyen kişilerin
Sonuçları önemsemediklerini öğrendim
Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin
Hayatını birkaç saat içinde değiştirebileceklerini öğrendim
Verebileceğin bir şey kalmadığında bile bir arkadaşın ağladığında
Ona yardım edebilecek gücü bulabileceğini öğrendim
Yazmanın, konuşmak kadar duygusal çaba gerektirdiğini öğrendim
En fazla önemsediğim kişilerin, benden hep uzaklaştıklarını öğrendim 
İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini söylemenin
Çok zor olduğunu öğrendim
Sevmeyi ve sevilmeyi öğrendim …. Öğrendim….

Omer B. Washington

Susma

at, savur at sevdayi bir yere firlat 
bitti sayip aciyi kaldir öyle at 
sor, herkese sor acilar unutuluyor 
ağlayinca gözlerinden silinmiyor 
aşk her defasinda bak bulunuyor 
birakirim zamani öyle biraz da 
sen olmadan da yine geçer nasilsa 
hatirla bunlari sakin unutma 
diyordun, ama o zaman gülüyordun 
yanimdaydin, canimdaydin 
şimdi nasil geçer bu ömür… 

susma söyle nasil yaşar böyle insan? 
susma konuş, hadi anlat büyük insan!.. 
söyle bir aşk mi çare olurdu zaman mi? 
böyle kaldirip atardik ya sevdayi!.. 

susma söyle nasil yapar bunu insan? 
susma nasildi anlat hadi ayrilirsam?!.. 
söyle hayat mi çare bulurdu kendin mi? 
böyle büyük aşklar böyle mi biterdi? 

susma hani aşk insani zaten bulurdu? 
susma hani yillar aşka çare olurdu? 
söyle yillar mi daha hizli bir kurşun mu? 
böyle sensiz her gün biraz yokoluşum mu?
 

at, silip at aşklari bir yere firlat 
bitti say ki derdini kaldir öyle at 
sor ne olur sor sen benden ayrilirsan 
ne olur düşümde bir ömrü durdursan 
aşk her defasinda bende ararsam 
birakirim kendimi öyle biraz da 
sen olmadan da ben yaşarim nasilsa 
hatirla bunlari sakin unutma 
diyordun, ama o zaman gülüyordun 
yanimdaydin, canimdaydin 
şimdi nasil geçer bu ömür… 

söz / müzik : serkan söylemez 
söyleyen : gökhan türkmen 

Yağmur

Tükendim bir zalim yarin elinden
Gençliğim baharım geldi geçiyor…
Cama vuran her damlada ağlayan yağmur
Anla beni o yar benden candan gidiyor…

Yağmur geceden al beni
Yağmur seline sal beni
Harcadım gençliğimi 
Al götür nazlı yare beni

Kimseler bakmıyor yüzüme benim
Burda kalır kalır isem ne olur halim?
İstersen bir damlan olurum senin
Al götür beni de al götür yağmur…

Yağmur geceden al beni
Yağmur seline sal beni
Harcadım gençliğimi 
Al götür nazlı yare beni…

Yücel Arzen

Yakın ve Uzak

Daha ne soylenebilir ki, Sago zaten anlatmis her seyi…

 

Yakın ve Uzak

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarında ben ırak
masiva birak direk bileklerimden. rahiyami miske bezemek elzem. ben sözümden dönmem.
aynalarımı çatlattım ben darmadağın tuzla buz oldu için lakin ucuz atlattım ben
ya sen.. terazilerce altın yüklenmiş gibisin sen ah sen bir bilsen keşke bilselerdi

herkesin tek hakkı var ömrü altın sepeti sanma
sepete konulan en sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda 
beklediğin bir medet olur dünya ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür
bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı kahkahalar bugün senin peki ya bundan sonrası gün geçer ve dost göçer azdır yandaş sayısı. bir ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda ben ırak
ansızın sızım yakardı en derinden sana her kavuşmam elzem
ben bu yangını söndürmem
herkesin tek hakkı var hem halime sorsalar anlar beni yangın paklar
kor alır canım ağlar yetmez bindir ah!

burası misal ülkesi masal misali bizler hayal kafilesi
her dalım çiçeklerim annesi ver bana beni geri kendimden kaldım beri
içim hasret yeri küheylan kaldı bir kemik bir deri
bir nefisle yıllar aldı kavgam kulak deldi argom yeni bir umut kapına vardı sagom
nasihatimin yanında hafif kalır domdom
neden her gece kafan zom ateş barut misali sonu bom!

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda ben ırak
ne yol kat etmeliymişim meğer düşümden 
yakınlarımda olmak istemedin içten feryadıma gizlendim
herkesin tek hakkı var hem halime sorsalar anlar beni yangın paklar
kor alır canım ağlar yetmez bin bir ah!

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda ben ırak
ansızın sızım yakardı en derinden sana her kavuşmam elzem
ben bu yangını söndürmem
herkesin tek hakkı var hem halime sorsalar anlar beni yangın paklar
kor alır canım ağlar yetmez binbir ah!

Sagopa Kajmer

Soylenecek cok sey var ama…

Gecirdigi elim kaza sonucu hayatini kaybeden Muhsin YAZICIOGLU ve kazada yaninda bulunan kisiler hakkinda ardindan soylenecek o kadar cok sey varki…
Ben sadece bir kac tanesini dile getirecegim burada.

Öncelikle yüce Türk milletinin başı sağolsun sn. Muhsin YAZICIOGLU gibi bir dava adamini kaybettigi icin.

Soylemek istediklerime gelince;

3 gun boyunca bulunamayan enkazi 17 kisilik ekipmandan, arama ve kurtarma egitiminden yoksun bir ekibin bulmasi cidden cok aci/trajik bir durum. Hatta skandal…

K.irak’i bbg evi gibi izliyoruz diyenler nerede? k.irak i bbg evi gibi izleyenler burunlarinin ucunu goremiyor mu?

Bu konu ile ilgili olarak daha sonra tekrar birseyler yazmayi dusunuyorum.

Turkiye’de cidden insanligin olmadigina bir kez daha sahit oldum, bazi sitelerde Yazicioglu hakkinda yazilanlari gorunce cidden ben kendi insanligimdan utandim… Siyasi olarak, ideolojik olarak bir kisi ile uyusmuyor olabilirsiniz, sevmiyor olabilirsiniz, ama vefat etmis bir kisinin arkasindan cok agir ithamlar/cumleler ile konusmak… Yazik cidden cok yazik…

Gelelim bir anda “Buyuk Reis’ci” kesilen medyaya…

Neredeyse butun haber/yorum siteleri, gazeteler, televizyon kanallari, radyo kanallari Muhsin Yazicioglu fanatigi olmus sekilde. Peki bir soru sormak istiyorum,  siz degil miydiniz bir sure once Muhsin Yazicioglu’nu bazi olaylarin azmettirici diye yerden yere vuran, mansetlere tasiyan, siz degil miydiniz bir trafik kazasinda vefat eden baska birisinin cenazesine katildi diye yine mansetlerde demegidinizi birakmayan, hatta olayi abartip suc ortagi bile olarak lanse eden?

Simdi ne degisti, ne oldu da bu medya organlarina; birden bire o illegal insan gittide “Buyuk dava adami”, “buyuk insan”, “degerli siyaset adami” geldi? Elbet birisi bunun cevabini verecektir ama bu cevap hic bir sey degistirmeyecek maalesef…

Neyse aslinda soylenecek o kadar cok sey var ki…

Soylesem tesiri yok sussam gonul razi degil…

 

FreeBSD’de php/FastCGI destegi ile Nginx kurulumu (2)

Gelelim php/FastCGI kurulumuna;

Bunun icin ilk once PHP’yi kurmamiz gerekiyor.

cd /usr/ports/lang/php5
make config

     ┌────────────────────────────────────────────────────────────────────┐
     │                      Options for php5 5.2.9                        │
     │ ┌────────────────────────────────────────────────────────────────┐ │
     │ │[X] CLI        Build CLI version                                │ │
     │ │[X] CGI        Build CGI version                                │ │
     │ │[ ] APACHE     Build Apache module                              │ │
     │ │[ ] DEBUG      Enable debug                                     │ │
     │ │[X] SUHOSIN    Enable Suhosin protection system (not for jails) │ │
     │ │[ ] MULTIBYTE  Enable zend multibyte support                    │ │
     │ │[X] IPV6       Enable ipv6 support                              │ │
     │ │[ ] MAILHEAD   Enable mail header patch                         │ │
     │ │[ ] REDIRECT   Enable force-cgi-redirect support (CGI only)     │ │
     │ │[ ] DISCARD    Enable discard-path support (CGI only)           │ │
     │ │[X] FASTCGI    Enable fastcgi support (CGI only)                │ │
     │ │[X] PATHINFO   Enable path-info-check support (CGI only)        │ │
     │ │                                                                │ │
     │ │                                                                │ │
     │ │                                                                │ │
     ├─└────────────────────────────────────────────────────────────────┘─┤
     │                       [  OK  ]       Cancel                        │
     └────────────────────────────────────────────────────────────────────┘

 
Onumuze bu sekilde bir menu cikacak, burada cgi, cli ve fastcgi ‘nin secili olmasina dikkat ediyor ve daha sonra
make install clean

Komutunu verdigimiz zaman sevgili portsumuz php5 i kuracaktir. Daha sonra; 

cd /usr/ports/lang/php5-extensions/
make install clean

komutlarini verip ihtiyac duyulan php extensionlarini kuruyoruz (php-pgsql, php-gd php-mysql vs.)

Kurulum bittikten sonra;

spawn-fcgi dosyasina ihtiyacimiz olacak Nginx’de php calistirabilmek icin. FreeBSD altinda bu dosyayi temin etmenin en kolay yolu; lighttpd paketi icinden spawn-fcgi dosyasini cikartmak olacaktir. Kullandiginiz FreeBSD surumu ve mimariye gore (amd64, i386, IA64 vs.) ftp.freebsd.org adresinden derlenmis paketi temin edebilirsiniz. 

Temin ettigimiz spawn-fcgi dosyaini /usr/local/bin/ altina tasidiktan sonra;

/usr/local/bin/spawn-fcgi -a 127.0.0.1 -p 9999 -u www -g www -f /usr/local/bin/php-cgi

komutu ile  PHP Fastcgi yi baslatiyoruz. 

Peki bu komutta neler var?

-a 127.0.0.1: Nginx’in php dosyalarini calistirabilmesi icin baglanacagi FastCGI adresi.

-p 9999: Nginx’in php dosyalarini calistirabilmesi icin baglanacagi port numarasi.

-u/-g: PHP FastCGI’in altinda calisacagi kullanici adi ve grup.

-f /usr/local/bin/php-cgi: PHP5 fastcgi dosyasinin bulundugu yol.

php/FastCGI’imizin calistigindan emin olmak icin:

sockstat -4 | grep 9999 komutunu veriyor ve

[root@mx-backup /usr/home/noyan]# sockstat -4|grep 9000
www      php-cgi    2033  0  tcp4   127.0.0.1:9999       *:*
www      php-cgi    2032  0  tcp4   127.0.0.1:9999       *:*
www      php-cgi    2031  0  tcp4   127.0.0.1:9999       *:*
www      php-cgi    2030  0  tcp4   127.0.0.1:9999       *:*
www      php-cgi    2029  0  tcp4   127.0.0.1:9999       *:*
www      php-cgi    1933  0  tcp4   127.0.0.1:9999       *:*

ciktisini gorup rahat ediyoruz :)

Her seferinde bu komutu vermek yerine; bir rc scripti ile bu islemi yapabiliriz.


#!/bin/sh
# NGINX FastCGI php5 startup shell script
# Feedback
# http://bash.cyberciti.biz/web-server/fastcgi-php-server-start-stop-script/
# Set ME #
PROVIDES=php-cgi
LIGHTTPD_FCGI=/usr/local/bin/spawn-fcgi
SERVER_IP=127.0.0.1
SERVER_PORT=9999
SERVER_USER=www
SERVER_GROUP=www
PHP_CGI=/usr/local/bin/php-cgi
PGREP=/bin/pgrep
KILLALL=/usr/bin/killall
### No editing below ####
cmd=$1

pcgi_start(){
echo "Starting $PROVIDES..."
$LIGHTTPD_FCGI -a $SERVER_IP -p $SERVER_PORT -u $SERVER_USER -g $SERVER_GROUP -f $PHP_CGI
}

pcgi_stop(){
echo "Killing $PROVIDES..."
$KILLALL $PROVIDES
}

pcgi_restart(){
pcgi_stop
pcgi_start
}

pcgi_status(){
$PGREP $PROVIDES > /dev/null
[ $? -eq 0  ] && echo "$PROVIDES running" || echo "$PROVIDES NOT running"

}

pcgi_help(){
echo "Usage: $0 {start|stop|restart|status}"
}

case ${cmd} in
[Ss][Tt][Aa][Rr][Tt]) pcgi_start;;
[Ss][Tt][Oo][Pp]) pcgi_stop;;
[Rr][Ee][Ss][Tt][Aa][Rr][Tt]) pcgi_restart;;
[Ss][Tt][Aa][Tt][Uu][Ss]) pcgi_status ;;
*)      pcgi_help ;;
esac

Bu script’i /usr/local/etc/rc.d/php.cgi.sh olarak kaydettikten sonra;

/usr/local/etc/rc.d/php.cgi.sh start komutu ile fastcgi’i calistirabilir

/usr/local/etc/rc.d/php.cgi.sh stop komutu ile fastcgi’i durdurabiliriz.

Son olarak Nginx’e de php dosyalarini calistirmak icin yapmamis gerekenler:

Ilk once sevdigimiz bir editor ile /usr/local/etc/nginx/nginx.conf dosyasini aciyor ve


location ~ \.php$ {
fastcgi_pass   127.0.0.1:9999;
fastcgi_index  index.php;
fastcgi_param  SCRIPT_FILENAME  /usr/local/www/nginx$fastcgi_script_name;
include        fastcgi_params;
}

location direktorunu Server { … } kismina ekliyoruz.

Herhangi bir hataya mahal vermemek icin nginx -c /usr/local/etc/nginx/nginx.conf -t komutu ile ayar dosyamizin dogruludan emin olduktan sonra /usr/local/etc/rc.d/nginx restart komutunu vererek Nginx’i yeniden baslatiyoruz.


<?php

phpinfo();
?>

ile son testi yaptiktan sonra da Nginx’imizi mutlu mesut gunlerde kullaniyoruz :)

FreeBSD’de php/FastCGI destegi ile Nginx kurulumu (Bolum 1)

 

Kaynak:

http://nginx.net/

http://www.cyberciti.biz/

FreeBSD’de php/FastCGI destegi ile Nginx kurulumu (1)

FreeBSD altinda, Nginx‘e php destegi vermek istiyorsaniz eger, bir kac adimda Nginx’e php-FastCGI destegini ekleyebiliyoruz….

yapmamiz gerekenler aslinda basit:

Nginx Kurulumu:

# cd /usr/ports/www/nginx
# make install clean

  

     ┌────────────────────────────────────────────────────────────────────┐
     │                     Options for nginx 0.6.35                       │
     │ ┌────────────────────────────────────────────────────────────────┐ │
     │ │[ ] DEBUG                    Enable nginx debugging             │ │
     │ │[ ] GOOGLE_PERFTOOLS         Enable google perftools module     │ │
     │ │[X] HTTP_MODULE              Enable HTTP module                 │ │
     │ │[ ] HTTP_ACCESSKEY_MODULE    Enable http_accesskey module       │ │
     │ │[X] HTTP_ADDITION_MODULE     Enable http_addition module        │ │
     │ │[ ] HTTP_DAV_MODULE          Enable http_webdav module          │ │
     │ │[ ] HTTP_FLV_MODULE          Enable http_flv module             │ │
     │ │[ ] HTTP_GZIP_STATIC_MODULE  Enable http_gzip_static module     │ │
     │ │[ ] HTTP_PERL_MODULE         Enable http_perl module            │ │
     │ │[ ] HTTP_REALIP_MODULE       Enable http_realip module          │ │
     │ │[X] HTTP_REWRITE_MODULE      Enable http_rewrite module         │ │
     │ │[ ] HTTP_SSL_MODULE          Enable http_ssl module             │ │
     │ │[X] HTTP_STATUS_MODULE       Enable http_stub_status module     │ │
     │ │[ ] HTTP_SUB_MODULE          Enable http_sub module             │ │
     │ │[ ] MAIL_MODULE              Enable IMAP4/POP3/SMTP proxy module│ │
     ├─└────v(+)────────────────────────────────────────────────────────┘─┤
     │                       [  OK  ]       Cancel                        │
     └────────────────────────────────────────────────────────────────────┘

karsimiza bu sekilde bir configure ekrani cikiyor. Ben Http_module, addition, rewrite ve status module’u sectim. kendi isteginize gore diger moduleleride secmek sizin elinizde tabikide.

OK dedikten sonra kurulumu sevgili portsumuz zaten yapiyor.

daha sonra echo ‘nginx_enable=”YES”‘ >> /etc/rc.conf komutunu verip sistem acilisinda otomatik olarak Nginx’in baslamasini sagliyoruz (bu da tabi size kalmis bir karar, yok ben ek ile baslatmak istiyorum derseniz eger /usr/local/etc/rc.d/nginx start diyerek el ile calistirabilirsiniz.)

FreeBSD’de Nginx’in varsayilan ayarlari:
/usr/local/etc/nginx/nginx.conf -> Ayar dosyasi
80 / 443 -> varsayilan http ve https portu
/var/log/nginx-error.log -> error log
/var/log/nginx-access.log -> access log
/usr/local/www/nginx/ -> document root

Nginx’in calistirilmasi ve test edilmesi:

/usr/local/etc/rc.d/nginx start komutu ile Nginx’i calistirabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Eger rc.conf dosyasina nginx_enable=”YES”  satini eklemediyseniz, servis baglatilmayacaktir.  O yuzden rc.conf a gerekli eklemeyi yapmali veya /usr/local/etc/rc.d/nginx den bir kac degisiklik ile el ile baslatilabilir hale getirebilirsiniz. rc.d dosyalarinda degisiklik ilemini pek tavsiye etmedigim icin o konuya hic girmeyecegim ;) 

Nginx’i durdurmak icin /usr/local/etc/rc.d/nginx stop ve yeniden baslatmak icinse /usr/local/etc/rc.d/nginx restart komutlarini kullanabilirsiniz.

Nginx’in ayar dosyasini test etmek ve olasi hatalari gormek icinse:

nginx -c /usr/local/etc/nginx/nginx.conf -t komutunu kullanabilirsiniz. 

Eger ayar dosyasinda herhangi bir hata yok ise:

[root@mx-backup /usr/home/noyan]# nginx -c /usr/local/etc/nginx/nginx.conf -t

2009/03/28 13:49:46 [info] 64526#0: the configuration file /usr/local/etc/nginx/nginx.conf syntax is ok

2009/03/28 13:49:46 [info] 64526#0: the configuration file /usr/local/etc/nginx/nginx.conf was tested successfully

Seklinde bir cikti alacaksiniz, problem yok, harika!..

Artik gonul rahatligiyla /usr/local/etc/rc.d/nginx start komutunu verip, Nginx’i calistirabiliriz…

 

FreeBSD’de php/FastCGI destegi ile Nginx kurulumu (Bolum 2)

R.I.P. REIS

R.I.P. REIS

 

R.I.P. REIS

R.I.P. REIS

 

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOĞLU

Dayt Dayt Dayt

Ahanda bilmem kacinci kez actik tekrar nlog’u…

Bakalim bu kac zaman dayanacak :)