Archive for the ‘My life’ Category

Herkes Sevdiğini Öldürür

kulak verin sözlerime iyice,
herkes öldürebilir sevdiğini
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle,
korkaklar öpücük ile öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle!

kimi gençken öldürür sevdiğini
kimileri yaşlı iken öldürür;
şehvetli ellerle öldürür kimi
kimi altından ellerle öldürür;
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
kimi satar kimi de satın alır;
kimi gözyaşı döker öldürürken,
kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
herkes öldürebilir sevdiğini
ama herkes, öldürdü diye ölmez!!!

Oscar Wilde

090401

Ex Yaşamlar

Ex: Latince ölüm, ölmek.

Yaşam: Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Tam anlamıyla birbirine zıt iki kavram, biraz farklı bir açıyla bakarsanız eğer birbirinin devami iki kavram, daha da farklı bir bakış açısıyla kimi insanların kaderi…

Saçmalık! Tek kelime ile saçmalık, hem yaşayacaksın hem de aynı zamanda ölü olacaksın, yani ‘ex yaşam’ olacaksın… İlk bakışta ne kadar saçma geliyor değil mi gercekten de…

İstisnasız her insan hayatının bazı dönemlerinde terslikler, aksaklıklar, olumsuzluklar yaşamıştır, gün gelmiştir o tebessümün eksik olmadığı yüzüne hüzün, ışığın eksik olmadığı gözlerine ise göz yaşları hakim olmustur. Bu hayatın kaçınılmaz bir parçası. Kim olursanız olun, nasıl bir hayatınız olursa olsun işte bunlarla bir defa da olsa karşı karşıya gelmek zorunda kalırsınız, aslına bakarsanız olması gerekende bu değil mi? Yoksa hayatın güzelliklerini anlamak gerçekten de imkansız hale gelir insanoğlu için…

Kimi insanlar bir kez yaşar, kimi insanlar birden fazla, kimisi uzun bir süre yaşar bunları kimileri kısa, aydınlık dünyalarına çöken sis bulutu dağıldığında ise bazı şeyleri daha da iyi anlamaya başlarlar.

Ve şanslı(!) bir grup vardır ki aslında onların hayatındaki sis bulutu asla dağılmaz, ne yaparlarsa yapsınlar kurtulamazlar sislerin arasından, o bulut onların gölgesidir aslında…

Bu şanslı(!) insanların hayatı oldukca ilginctir ‘ex yaşam’ olduklarını bilmeden yaşalar, diğer insanlar gibi hayatlarını devam ettirirler. Tek bir fark ile… Diğer insanlar gibi sis bulutundan kurtulamadan yaşarlar. Tam her şey yoluna giriyor dediklerinde yeni bir sis bulutunun içine girmek üzere olduklarının farkında olmadan…

Bu şanslı(!) insanların ilk zamanları savaşarak geçer, bu terslikler ile olumsuzluklar ile savaşırlar ne de olsa ‘gecenin en karanlık anı şafaktan hemen öncesi’ değil midir…

Zamanla yorulurlar, eski savaşma istekleri yoktur artık içlerinde ama hemen pes etmezler, ara ara savaşma istekleri depreşir tekrar başlarlar savaşmaya. Her defasında olduğu gibi yine bir şeyler iyiye doğru gitmeye başladığınıda, zafer kazanmış bir komudan edası ile ‘başaracağımı biliyordum’ diyip anlıkta olsa gözlerinde ışığı yüzlerinde tebessümü görürler…

İnsanoğlu işte ders almıyor hiç bir zaman geçmişinden, o tebessümün şanslı(!) insaları terk etmesi uzun sürmez ve yeni bir yıkım ile birlikte yüzlerinde hiçte yabanci olmadiklari hüznü, donuk bakan gözlerini tekrar seyrederler bir ayna karşısında.

Savaşmayı bırakırlar bir zaman sonra, umursamaz bir kişiliğe bürünürler yavaş yavaş, olan bitenden yorulmuş bir şekilde. Ara sıra tekrar savaşmaya calışırlar ve yine aynı son ile karşılaşırlar.

Öyle bir an gelirki bütün dunyanin duyacagi şekilde bağırmak isterler ‘yeter!!! artık yeter!!! yoruldum…’ diye omuzlarındaki yorgunluk, yük o kadar ağırdır ki bunu bile yapamazlar…

Olanı biteni anlamaya çalışırlar, elbet bir sebebi olmalı bütün bu olanların ne kadar uğraşsalarda bulamazlar sebebini…

Bir gün bir melek kulağına ‘aslında bizler Ex Yaşamlarız’ diye fısıldayana kadar…

Evet yine de şanslıdır bu insanlar, en azından başkalarına neşe kaynağı olabiliyorlar…

En azından melekleri hep onlarla birlikte…

N.

Yaşamak

Hızla açacaksın gözlerini
Fakat yataktan kalkışın yavaş ve ağır olacak,
Bir bakışta seçeceksin okuyacağın kitabı
Fakat kitabı okuman yavaş ve ağır olacak,
Bir saatte yapacaksın hayatının sınavını
Fakat hazırlanman yıllarını çalacak senden,
Bir nefeste yakacaksın sigaranı
Fakat bitirmen dakikalarını alacak senden,
Ve bunları yapmadan önce
En fazla üç beş saatte doğmuş olacaksın,
Ölümünde saniyelerle ölçülecek
Fakat kavuşman kara toprağa bir ömür edecek……

30 Mart 2007
Hacettepe Şiirleri…

Bir Öykü

Al bu sana ilk olmuşken,
Ne acıki son şarkım bu,
Çok mu kolaydı yoksa zor mu,
Sisli aşkmı tutkumu,
Oldu hani olmazdı sondu,
Sende gitmek yoktu,
Doldu süre bize bu bile çoktu,
Bir hayaldi yok oldu,
Sus doğru yalan ne farkeder,
Bak bir aşk başlamadan böyle biter,
Kime kime kalır aşk,
Ben bile seni sevdiğimi,
Bakma git daha ne söylemeli,
Yoksun artık bende,
Ne acı bitti gittin,
Yetti o günler bana yetti,
Çok çoktan mutlu etti,
Birdik bende yerin ah tekti,
Bir çocuk bende tükendi,
Yeter demek yetmezki bazen,
Ah içimde bir öykü ağıtlarla biter,
Güler yüzüme taptığım bir sen,
Ah içimdeki türkü dudaktan kalbe düşer,
Düşer de hani bir gün olurda,
Azrail bana güler,
Bir yerde hani bir gün olurda,
Azrail bana güler…

Gökhan Türkmen

Ben Husrana Komsuyum

benim sermayem çift el artı çift göz, karamsardan varan harbi doğru söz, acılarımsa köz.
ah benim bu sisli yollarım, vay benim körpe ellerim, kara saçlı başım, dara düştü yarım.
bazen bıktım aslen yıkıldım ve daldım derinlere sığdan yıldım.
beni toplasan otuz şirin yıldım, sabreden dervişin muradına vardım.

bitmez kaderin uzun yolu, gidilemez tek binekle, içine sinmiş korkak çocuğu ileri doğru itekle.
burada beklemekle sanma kalıcısın ya pek de, bak kaç milyar insanın yaşam bayrağı direkte.
bu ses benim, dinle dinle dinle, uygunsuzca gidişlerin yolunu kesen haydut benim.
bildiklerimden eminim, yaptıklarıma kefilim, gidenlerime vedayım, gelenlerime mihirim.

denedim olmadı, çabalarımın sonu nihayete varamadı.
ben hüsrana komşuyum, yolları gözler meczubum.
uykum kaçtı, iflasın eşiğine battı.
bu suçsuz gözlerime hesabım ağırdır, vardır şerrim de velakin kalanım hayırdır.

bilmelisin yolunu bulman çok basit ve bedava, yapmamalısın bunu dava.
sana dostum diyenler var ya, alayı hava, en sert tekerlerler bile bir gün mutlak kaçırır hava, gel yanaş.

yaşın kaç? hmmm, yolun azını gitmişsin.
tecrübe demek kalpte kalan izdir yanılma.
çok bildimlik yaparsan, çok düşmüşlük yaşarsın.
yok derdimlik yaparsan, dert görünce saparsın.

elimdeki ölümlü, para, ev mülk taki vücut
rab cömertliğinde asla koymamıştır hudut.
can yakmak pahasına mı icat oldu barut?
ben gülüp selam ederken simaları nemrut.

ben bu uğurda çok yoruldum oysa zor da olsa içim rahat.
ruhum donuk, yüzüm sanık görsem orda durum ortamızda.
her şey açık meydanda, kaç kişi felci tattı iyi ve kötü arası cereyanında?

denedim olmadı, çabalarımın sonu nihayete varamadı.
ben hüsrana komşuyum, yolları gözler meczubum.
uykum kaçtı, iflasın eşiğine battı.
bu suçsuz gözlerime hesabım ağırdır, vardır şerrim de velakin kalanım hayırdır.

Sagopa Kajmer

Gitmek mi yitmektir kalmak mi?

gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.
bilemem, belki bu yüzden
ben sana yanlış bir yerden edilmiş
bir büyük yemin gibiydim.
beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
yine de döneyim döneyim istedim.
ah benim sesimle
söylesem de, inanmazlar
benzemiyor çünkü bir dile.
döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm
döndüğüm bu sema sensin. döndüğüm.
sen benim kara ömrüme vuran
suyumu harelendiren sevincimdin.
onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
o senin en ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin.

Birhan Keskin

Savasmak

Savastigin eger kaderinse yaptigin tek sey sadece kendini yormaktir. Kacamazsin, yenemezsin, saklanamazsin, uzlasamazsin… Sadece senin icin cizilen yolda yurursun, savastigini zannetsende degisen hic bir sey olmaz. Kactigini zannetsende kacamazsin. Saklanmaya calissanda golgen gibi hep arkandadir…

N.

Olsun

Yorgun gecelerin ardından
Hep aynı yere dönerken
Islak sokaklar boyu düşündüm
Solmuş insanların yüzünden
Gülümseme beklerken
Tren yolları boyu düşündüm

Sanki yıllardır uzaktayım ben
Özlemlerin hep sensiz, derinden
Ama yalanlar görürüm hala
Burdan bakınca şu sonsuz dünyaya

Olsun demek de zor artık
Çocuk düşlerimiz yok artık…

Erken ölülmlerin ardından
Hep aynı yere dönerken
Islak sokaklar boyu düşündüm
Borcum varmış gibi kendimden
Gülümseme beklerken
Tren yolları boyu düşündüm

Sanki yıllardır uzaktayım ben
Özlemlerin hep sensiz, derinden
Ama yalanlar görürüm hala
Burdan bakınca şu sonsuz dünyaya

Olsun demek de zor artık
Çocuk düşlerimiz yok artık…

Pilli Bebek

Yukarıya Bak

çok zamandır kırgın bize dünya
ne hayaller kaldı ne de rüya
umutsuzken bir yol ararsan
ay bir yanda sen bir yanda
güneş bir yanda ben bir yanda

izle

yukarıya bak ağlarken
buraya kadar geldik
bu oyuna karar verdik
bilmeli, sevmeli

yukarıya bak ağlarken
kime ne zarar verdik
kahredeni affettik
gülmeli geçmeli

yukarıya bak
yukarıya bak

son bahardı belki bu ömrümüzde
çıkartalım keyfini gönlümüzce
huzursuzken bir dost ararsan
hak bir yanda her bir yanda
ister anla ister inanma

izle

yukarıya bak ağlarken
buraya kadar geldik
bu oyuna karar verdik
bilmeli, sevmeli

yukarıya bak ağlarken
kime ne zarar verdik
kahredeni affettik
gülmeli geçmeli

yukarıya bak
yukarıya bak
yukarıya bak
yukarıya bak

yukarıya bak ağlarken
buraya kadar geldik
bu oyuna karar verdik
bitmeli, gitmeli.

Ogün Sanlısoy

Böyle Ayrılık Olmaz

kim derdi ki seninle bir gün ayrılacağız
geçip giden yılların ardından bakacağız
kim derdi ki bir tanem gün gelip bıkacağız
ben ve yenik yüreğim yalnız mı kalacağız

böyle ayrılık olmaz
böyle yalnız kalınmaz

hani verdiğin sözler
hani ellerin nerde
hani huzur bulduğum
deniz gözlerin nerde
hani sen hep benimdin
şimdi nerdesin
nerde

Adnan Ergil

Ben Seni Sevdim mi?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni…

Ümit Yaşar Oğuzcan

Yeter ulan!..

Yeter bende insanim, benimde sInIrlarim, limitlerim var, dayanma sInIrim var.
teker teker gelin, sirayla gelin…
hepiniz ayni anda saldiriyorsunuz oynamayin benim ayarlarim ile…

Alışmak

gidişin de çok ani oldu ya gelişin gibi
işin doğrusu varlığına alışmaktan daha zor oldu yokluğuna alışmak
alıştım mı bilmiyorum ama mecbur olduğumu biliyorum
boşver; coşkusu da çok güzeldi varlığının
yokluğunun acısı da hiç fena değil hani..

????????????

Hayat Bu İşte

bazen “ben de terkedip gidebilsem keşke” diyorum
içimde bir istanbul var ondan vazgeçemiyorum
belki sen de bir gün geçersin diye köprülerinden
yakıp yıkamıyorum, koparıp da atamıyorum

hayat bu işte:
kanatlanıp gitmek dururken
dört duvar içinde hapsolursun
yaşamak için bir neden ararken
ölmek için bulursun

söyle; taşı toprağı altın olmuş kaç yazar?
delik testi umutlarım, akar altından azar azar
söyle, neye yarar yaşamak altın bir kafeste
bir yanım seni beklerken,
diğeri bekler ölümü ağır ağır

hayat bu işte:
kanatlanıp gitmek dururken
dört duvar içinde hapsolursun
yaşamak için bir neden ararken
ölmek için bulursun

Manga

080616

Gönül

bunca yıl herkesten kaçtın
en sonunda buldum sandın
ansızın içini açtın
yapma dedim yaptın gönül

gözleri senden uzaktı
farkedilmez bir tuzaktı
sana böylesi yasaktı
yapma dedim yaptın gönül

o bir yolcu sen bir hancı
gördüğün en son yalancı
içimdeki derin sancı
gitmez dedim kaldı gönül

sen istedin ben dinledim
senden ayrı olmaz dedim
en sonunda ben de sevdim
şimdi beni kurtar gönül

gözlerin bakar da, görmez
ellerin tutar da, bilmez
gece gündüz farkedilmez
demedim mi sana gönül

sabahın tam üçündesin
dertlerin en gücündesin
hâlâ onun peşindesin
gitme dedim gittin gönül

böylesi sevdiğin için
bir kördüğüm oldu içim
ağlıyorsun için için
demedim mi sana gönül

Fikret Kızılok

Gönlünü gün edeni…

anlamaz aşk acısından
gidene dert olmaz
dağ dağa küstü mü
hiç kimse nedenini sormaz

anlayamaz
yeni bir aşkı kabul edemez
bu kalbi iki kişi paylaşamaz
unutmadı daha yeni gideni

anlatamaz
yeni bir aşkı kabul edemez
bu kalbi iki kişi paylaşamaz
unutmadı onu terk edeni

gönlünü gün edeni sevmez sevda
ister hep onu üzeni
her ona kucak açan olmaz fayda
bekler hep onu sileni

mustafa sandal

Dayan Kalbim Dayan…

kırık kalpler yaşar
gülen yüzler solar
zaman durmaz akar
dayan kalbim dayan…

gökhan kırdar

Senden Başkasına Yolum yok

karanlık ıssız bir gece,
gökyüzünde bir tek yıldız görünmüyor.
rüzgar inceden esiyor,
belli yağmur yağacak.

havada puslu benim gibi,
yok kimseler sokaklarda.
bir ben bu saatte avare,
sokağın başıda, oturdum bir kaldırım taşına.

Sokak lambalarının altında,
bir ışık, bir umut bekliyorum,
bir ah çekiyorum, bir sigara yakıyorum.
kendimi yakıyorum, varlığımı, benliğimi.
gönlümü yakıyorum!..

derin bir nefes çekiyorum,
seni çekiyorum içime.
hiç dışarı vermemecesine,
her hücremde sen dolaşıyorsun,
iliklerime kadar işliyorsun.

bu kaçıncı gece, unuttum artık,
umurumda da değil zaten,
vazgecmişim herşeyden, zevkten, eğlenceden…
benim tek eğlencem seni beklemek, seni düşünmek.
sen varsın dünyamda bir tek,
seninle doğuyor güneş, seninle bitiyor gece.
konuşmak istesem sen oluyorsun dilimde ilk hece…

neye baksam ne görsem gözümde sen,
aklımda sen fikrimde sen yalnız sen.
birtek sen, illede sen,
her şeyinle sen sen sen…

ben sen olmuşum bilmeden,
imkansız bir aşk için ne hale gelmişim.
imkansız diyorum,
biliyorum artık imkansız olduğunu,
anlıyorum, senden bana fayda olmadığını,
anlıyorum ama bir türlü kabullenemiyorum.

illede sen diye haykırıyorum,
seni istiyorum
seni gözlüyorum
seni bekliyorum
biliyorum senden bana umut yok.
ama artık ne olursun anla
benimde senden başkasına yolum yok!..

oZo

Koku

deli gibi özledim bugün, ama söylediklerin bir kördüğüm
seni kaybetmekten korkmasam, umrumda bile değil ölüm
.
deniz gözlerinde huzur bulduğum, sıcak nefesinde kaybolduğum,
masum bir bebek gibi koynunda uyuduğum, bir sevgili istedim bugün.
köle gibi çalıştım bugün, ama hiçbirşey yapamadım öğündüğüm.
geriye ne kaldı diye sorarsan, bu yalnızlık içine düştüğüm.
deniz gözlerinde huzur bulduğum, sıcak nefesinde kaybolduğum,
masum bir bebek gibi koynunda uyuduğum, bir sevgili istedim bugün.

ve aklımı başımdan alıp giden, sen kokulu sabahları özledim…
deniz gözlerinde huzur bulduğum, sıcak nefesinde kaybolduğum,
masum bir bebek gibi koynunda uyuduğum, sevgilimi özledim bugün.
sevgilimi özledim bugün.

Zardan Adam

Sen Benden Gittin Gideli

öyle ağırım ki kendime
sen benden gittin gideli
terim küs olmuş tenime
sen benden gittin gideli

öyle bıkmışım ki kendimden
kurudum düştüm dalımdan
sanki ruhum çıktı canımdan
sen benden gittin gideli

bir cefam var idi bin oldu
aktı gözüm yaşı sel oldu
yaz baharım döndü kış oldu
sen benden gittin gideli

Mazlum Cimen

Gel Gör Beni

gel gör beni
bu aşk neyledi
yine dönmedim
bak ölmedim

sen bıçak sırtı
kemiklerime dayalı
ben biley taşı
satılmış bir ruh sana

dar bu yol, gidilmiyor
bastığım yer bir var bir yok
gel de gör, zehir bu yol

kaç milattır anlayan yok
tepemde cellat zaman
elim kolum bağlı
koparsa kopsun başım
zaten yerde aklım

ben bir seferi adam
sen o vazgeçilmez kadın
bak şimdi her şey talan
ömür yalan dolan

gel gör beni
bu aşk neyledi
gel gör beni
aşkın zehir gibi

Metropolis

Ahirim Sensin

cahildim dünyanın rengine kandım
hayale aldandım boşuna yandım
seni ilelebet benimsin sandım

ölürüm sevdiğim zehirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin

sözüm yok şu benden kırıldığına
gidip başka dala sarıldığıma
gönülüm inanmıyor ayrıldığına

gözyaşım sen oldun kahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin

garibim can yıkıp gönül kırmadım
senden ayrı ben bir mekan kurmadım
daha bir gönüle ikrar vermedim

batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin

Neset Ertas

Bir Garip Yolcuyum

bir garip yolcuyum hayat yolunda
yolumu kaybetmis, perisanim ben
mecnun misali gurbet ellerde
umitsiz sevginin kurbaniyim ben

yalan dunya
hersey bombos
hanci sarhos, yolcu sarhos

bir gun gibi sanki gecti seneler
umidim kayboldu, perisanim ben
alin yazimmis hayat yolunda
umitsiz sevginin kurbaniyim ben

yalan dunya
hersey bombos
hanci sarhos, yolcu sarhos

Yildirim Gurses

Hayırsız

yine mi gülmedi
şansım aşktan yana
yok mu bu dünyada
dört başı mamur bir sevda

ben sabırlı aşık
senin halin çapraşık
ben kendimle barışık
senin kafan hep karışık

sana da günah bana da günah
yeter artık uslan yoksa
seni de sarar beni de sarar
ayrılık acısı sonra
sana da sorar bana da sorar
hayat bunun hesabını hayırsız

bilmesem sevdiğini
görmesem gözlerini
sevmesem böyle seni
çekilmez hayırsız

bilmesem dertlerini
görmesem gözlerini
sevmesem böyle seni
çekilmez hayırsız

Candan Ercetin

Aşk her şeye değer

öyle bir rüyaydın ki
sadece bir kez gördüm
denedim tutamadım
rüzgarda savrulan bir küldün

denedim tutamadım
rüzgarda savrulan bir küldün

aşk her şeye değer
seninle anladım
bin yıl geçse sürer
içimde rüzgarın

aşk herşeye değer
seni seviyorum
sevmek suçsa eğer
kabul ediyorum

öyle bir yalnızlık ki
eşlik ediyor hayalin
gözlerin kapalı
yanımdasın hala sevgilim

gözlerin kapalı
yanımda gibisin sevgilim

aşk her şeye değer
seninle anladım
sevmek suçsa eğer
kabul ediyorum

Burcu Güngör

Hasretinle Yandı Gönlüm

hasretinle yandı gönlüm
yandı yandı söndü gönlüm
evvel yükseklerden uçtu
düze indi şimdi gönlüm

gözlerimde kanlı yaşlar
hasretim bağrımda kışlar
başa geldi olmaz işler
binbir dertle doldu gönlüm

gelecektin gelmez oldun
halimi hic sormaz oldun
yaralarımı sarmaz oldun
yokluğundan soldu gönlüm

gözlerimde kanlı yaşlar
hasretim bağrimda kışllar
basa geldi olmaz işler
binbir dertle doldu gönlüm

aramizda karlı dağlar
hasretim bağrimi dağlar
caresizlik yolu bağlar
yoklugundan öldü gönlüm

Yalçın Tura

Bana Sen Lazımsın

ne güz ne güller ister
bu kalp bir sende titrer
yak hadi durma senin bu küller
ne yazı ne kışı bekler
bu kalp bir seni özler
vur hadi durma senin bu izler
bana sen lazımsın.

teselli aramak zor gelir, giden sevgili arkasından yürek
paramparça bir halde bedenin, darmadağın
giderken dökülen gözyaşlarım
ne ilk ne son, sadece zamansız yaşandı herşey
anladım sana geç kaldı bu ömür, darma duman

bırakıp bir kenara yaşanan herşeyi
atıyorum kendimi gecelere
bir başka sevgilide avunurun diye
süründü bu gönül elden ele

ne güz ne güller ister
bu kalp bir sende titrer
yak hadi durma senin bu küller
ne yazı ne kışı bekler
bu kalp bir seni özler
vur hadi durma senin bu izler
bana sen lazımsın

bırakıp bir kenara yaşanan herşeyi
atıyorum kendimi gecelere
bir başka sevgilide avunurum diye
süründü bu gönül elden ele

ne güz ne güller ister
bu kalp bir sende titrer
yak hadi durma senin bu küller
ne yazı ne kışı bekler
bu kalp bir seni özler
vur hadi durma senin bu izler
bana sen lazımsın

Rafet El-Roman

Sen Giderken

yenildim vazgeçtim beni sevmenden
kalp kırık, yoruldum gitmelerinden
sevmedin belki beni çok yürekten
bil yeter ben üzüldüm sen giderken

ah ölürmüydün beni biraz daha sevsen
mevsimsiz solmadım sararmadım mı ben
sen tutmadın ellerimden ben düşerken
kaçmadın mı gitmedin mi sen

ah olmadım mı yanında sen çok yalnızken
sarmadım mı seni kimseler sarmazken
istedin vermedim mi her şeyimi
en derinden sevmedim mi ben

gitsen de silsen de beni kalbinden
yer etsen kendine yeni aşklarda
tek gerçek dönmem ki verdiğim sözden
tek aşksın hep duracak baş ucumda

Soner Arıca

Archives

You are currently browsing the archives for the My life category.

Search