Archive for the ‘My life’ Category

FreeBSD ve PostgreSQL Performans notlari

1. PostgreSQL Türkiye Konferansında vermis oldugum FreeBSD uzerinde PostgreSQL kurulum ve performans incelikleri konulu sunumun notlarina buradan ulasabilirsiniz.

Ayrica konferans boyunca yapilan butun sunum notlari da burada

Ilerleyen gunlerde vakit buldukca, sunum notlarimi bir dokuman haline getirip yayinlayacagim bir aksilik cikmazsa..

1. PostgreSQL Türkiye Konferansı

İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü Mühendislik Binası Konferans Salonunda gerçekleşecek olan 1. PostgreSQL Türkiye Konferansı Programı netleşti…

Herkesi bu guzel etkinlige bekliyoruz.

Etkinlik detaylarina http://pgday.postgresql.org.tr/ adresinden ulasabilirsiniz…

30 Nisan 2011 Cumartesi

10.30 Açılış (Devrim Gündüz)
10.45-11.45 Noyan Selçuk Hancıoğlu “FreeBSD uzerinde PostgreSQL kurulum ve performans incelikleri”
11.45-12.00 Ara
12.00-12.30 Çağlar Ülküderner (Profelis) “Kriz Yönetim Yazılımlarında PostgreSQL”
12:30-13:00 Adnan Dursun “PostgreSQL ve PL/PGSQL Dili”
13.00-14.00 Yemek Arası
14.00-15.00 Devrim Gündüz “EnterpriseDB ile Oracle uygulamalarınızıPostgreSQL kalitesi ile tanıştırma”
15.00-15.15 Ara
15.15-15.45 Emin Çalıklı (GreenPlum) “Data Computing Machine”
15:45-16:15 Roy Büyüksimkeşyan (Kartaca) “İki Filin Aşkı: Bir PHP-PostgreSQL Macerası”
16.15-16.30 Ara
16.30-17.00 Onur Palabıyık (Netcad) “Coğrafi Veri yönetimi - Netcad e-BLDY Postgis Uygulama Örnekleri”
17:00-17:30 Kerem Can Karakaş “PostgreSQL 9.0 gömülü replikasyon altyapısı”

Herkes Sevdiğini Öldürür

kulak verin sözlerime iyice,
herkes öldürebilir sevdiğini
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle,
korkaklar öpücük ile öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle!

kimi gençken öldürür sevdiğini
kimileri yaşlı iken öldürür;
şehvetli ellerle öldürür kimi
kimi altından ellerle öldürür;
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
kimi satar kimi de satın alır;
kimi gözyaşı döker öldürürken,
kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
herkes öldürebilir sevdiğini
ama herkes, öldürdü diye ölmez!!!

Oscar Wilde

Gitmek mi yitmektir kalmak mi?

gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.
bilemem, belki bu yüzden
ben sana yanlış bir yerden edilmiş
bir büyük yemin gibiydim.
beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
yine de döneyim döneyim istedim.
ah benim sesimle
söylesem de, inanmazlar
benzemiyor çünkü bir dile.
döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm
döndüğüm bu sema sensin. döndüğüm.
sen benim kara ömrüme vuran
suyumu harelendiren sevincimdin.
onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
o senin en ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin.

Birhan Keskin

Yeter ulan!..

Yeter bende insanim, benimde sInIrlarim, limitlerim var, dayanma sInIrim var.
teker teker gelin, sirayla gelin…
hepiniz ayni anda saldiriyorsunuz oynamayin benim ayarlarim ile…

Öğrendim

İnsanlara kendimi zorla sevdiremeyeceğimi öğrendim
Yapabileceğin tek şey sevebilecek biri olmak
Gerisi onlara kalmış…
İnsanları ne kadar düşünürsen düşün,
Onların seni o kadar düşünmediklerini öğrendim
Güven elde edebilmek için yılların gerektiğini,
Ama yok etmek için saniyelerin bile yettiğini  öğrendim
Önemli olanın hayatındaki eşyaların değil,
Hayattaki kişilerin olduğunu öğrendim
İnsanın ancak on beş dakika çekici olabildiğini
Ondan sonra alışıldığını öğrendim.
Kendimi karşılaştırmak için başkalarının en iyi yaptıklarını değil
Kendimin en iyi yaptıklarını ölçüt almam gerektiğini öğrendim
İnsanlar için olayların değil, onların daha önemli olduklarını öğrendim
Ne kadar ince kesersen kes,
Kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim
Sevdiğin kişilere sevgi dolu sözler söylemen gerektiğini,
Belki bu defa onları son görüşün olabileceğini öğrendim
Her ne kadar onu çok düşünsen de,
Yine de gidebileceğini öğrendim
Kahramanların, yapılması gerekenleri ne pahasına olursa olsun,
Yapanlar olduğunu öğrendim
İnsanların seni hep hesapsız sevdiğini,
Ama bunu nasıl göstereceklerini bilemediklerini öğrendim
Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile
Asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim
Aramızda uzak mesafeler olsa bile
Gerçek dostluğun, aşkın büyüdüğünü öğrendim
Birisinin seni istediği gibi sevmemesinin
Onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini öğrendim
Bir arkadaşın ne kadar iyi olursa olsun seni üzeceğini
Ve senin yine de onu affetmen gerektiğini öğrendim
Bazen başkaları tarafından affedilmenin yetmediğini öğrendim
Kendini affetmeyi de öğrenmelisin
Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun
Dünyanın senin acılarından dolayı durmayacağını öğrendim
Geçmişimiz ve durumumuzun olduğumuz  kişiliği etkilediğini,
Ama olmamız gerekene karşı sorumlu olduğumuzu öğrendim
İki kişinin tartışmasının 
Birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediğini öğrendim
Ve tartışmadıkları zaman da sevdikleri anlamına gelmediğini öğrendim
Bazen kişiliğini eylemlerin önüne koyman gerektiğini öğrendim
İki kişinin tamamen aynı olan bir şeye baktıklarında bile
Farklı şeyler görebildiklerini öğrendim
Hayatlarında hep dürüst bir şekilde daha ileriye gitmek isteyen kişilerin
Sonuçları önemsemediklerini öğrendim
Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin
Hayatını birkaç saat içinde değiştirebileceklerini öğrendim
Verebileceğin bir şey kalmadığında bile bir arkadaşın ağladığında
Ona yardım edebilecek gücü bulabileceğini öğrendim
Yazmanın, konuşmak kadar duygusal çaba gerektirdiğini öğrendim
En fazla önemsediğim kişilerin, benden hep uzaklaştıklarını öğrendim 
İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini söylemenin
Çok zor olduğunu öğrendim
Sevmeyi ve sevilmeyi öğrendim …. Öğrendim….

Omer B. Washington

Yakın ve Uzak

Daha ne soylenebilir ki, Sago zaten anlatmis her seyi…

 

Yakın ve Uzak

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarında ben ırak
masiva birak direk bileklerimden. rahiyami miske bezemek elzem. ben sözümden dönmem.
aynalarımı çatlattım ben darmadağın tuzla buz oldu için lakin ucuz atlattım ben
ya sen.. terazilerce altın yüklenmiş gibisin sen ah sen bir bilsen keşke bilselerdi

herkesin tek hakkı var ömrü altın sepeti sanma
sepete konulan en sonunda ruhsuz bir ceset olur sonunda 
beklediğin bir medet olur dünya ölüm üzerinde bir iki anlık misafirdir ömür
bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı kahkahalar bugün senin peki ya bundan sonrası gün geçer ve dost göçer azdır yandaş sayısı. bir ocak kışında gözün uzaktan izler mayısı

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda ben ırak
ansızın sızım yakardı en derinden sana her kavuşmam elzem
ben bu yangını söndürmem
herkesin tek hakkı var hem halime sorsalar anlar beni yangın paklar
kor alır canım ağlar yetmez bindir ah!

burası misal ülkesi masal misali bizler hayal kafilesi
her dalım çiçeklerim annesi ver bana beni geri kendimden kaldım beri
içim hasret yeri küheylan kaldı bir kemik bir deri
bir nefisle yıllar aldı kavgam kulak deldi argom yeni bir umut kapına vardı sagom
nasihatimin yanında hafif kalır domdom
neden her gece kafan zom ateş barut misali sonu bom!

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda ben ırak
ne yol kat etmeliymişim meğer düşümden 
yakınlarımda olmak istemedin içten feryadıma gizlendim
herkesin tek hakkı var hem halime sorsalar anlar beni yangın paklar
kor alır canım ağlar yetmez bin bir ah!

ben yakın sen uzak ya sen yakınlarımda ben ırak
ansızın sızım yakardı en derinden sana her kavuşmam elzem
ben bu yangını söndürmem
herkesin tek hakkı var hem halime sorsalar anlar beni yangın paklar
kor alır canım ağlar yetmez binbir ah!

Sagopa Kajmer

Soylenecek cok sey var ama…

Gecirdigi elim kaza sonucu hayatini kaybeden Muhsin YAZICIOGLU ve kazada yaninda bulunan kisiler hakkinda ardindan soylenecek o kadar cok sey varki…
Ben sadece bir kac tanesini dile getirecegim burada.

Öncelikle yüce Türk milletinin başı sağolsun sn. Muhsin YAZICIOGLU gibi bir dava adamini kaybettigi icin.

Soylemek istediklerime gelince;

3 gun boyunca bulunamayan enkazi 17 kisilik ekipmandan, arama ve kurtarma egitiminden yoksun bir ekibin bulmasi cidden cok aci/trajik bir durum. Hatta skandal…

K.irak’i bbg evi gibi izliyoruz diyenler nerede? k.irak i bbg evi gibi izleyenler burunlarinin ucunu goremiyor mu?

Bu konu ile ilgili olarak daha sonra tekrar birseyler yazmayi dusunuyorum.

Turkiye’de cidden insanligin olmadigina bir kez daha sahit oldum, bazi sitelerde Yazicioglu hakkinda yazilanlari gorunce cidden ben kendi insanligimdan utandim… Siyasi olarak, ideolojik olarak bir kisi ile uyusmuyor olabilirsiniz, sevmiyor olabilirsiniz, ama vefat etmis bir kisinin arkasindan cok agir ithamlar/cumleler ile konusmak… Yazik cidden cok yazik…

Gelelim bir anda “Buyuk Reis’ci” kesilen medyaya…

Neredeyse butun haber/yorum siteleri, gazeteler, televizyon kanallari, radyo kanallari Muhsin Yazicioglu fanatigi olmus sekilde. Peki bir soru sormak istiyorum,  siz degil miydiniz bir sure once Muhsin Yazicioglu’nu bazi olaylarin azmettirici diye yerden yere vuran, mansetlere tasiyan, siz degil miydiniz bir trafik kazasinda vefat eden baska birisinin cenazesine katildi diye yine mansetlerde demegidinizi birakmayan, hatta olayi abartip suc ortagi bile olarak lanse eden?

Simdi ne degisti, ne oldu da bu medya organlarina; birden bire o illegal insan gittide “Buyuk dava adami”, “buyuk insan”, “degerli siyaset adami” geldi? Elbet birisi bunun cevabini verecektir ama bu cevap hic bir sey degistirmeyecek maalesef…

Neyse aslinda soylenecek o kadar cok sey var ki…

Soylesem tesiri yok sussam gonul razi degil…

 

R.I.P. REIS

R.I.P. REIS

 

R.I.P. REIS

R.I.P. REIS

 

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..

Muhsin YAZICIOĞLU

Dayt Dayt Dayt

Ahanda bilmem kacinci kez actik tekrar nlog’u…

Bakalim bu kac zaman dayanacak :)

Archives

You are currently browsing the archives for the My life category.